Saturday, 25 February 2012

Bitmesi İstenmeyen Bir Film; Gelecek Uzun Sürer



Çilem Dalgıç

İlk uzun metrajlı filmi Sonbahar ile kamuoyunun yakından tanımaya başladığı Özcan Alper’in 2. filmi Gelecek Uzun Sürer’in galası yoğun bir katılımla Londra’da Cineworld’da yapıldı.

23 Şubat’da Wood Green Cineworld sinemasında galası yapılan Gelecek Uzun Sürer filmi 24 Şubat- 2 Mart tarihleri arasında sinemaseverler ile buluşacak. Rotterdam Film Festivali ve Toronto’da en iyi film ödüllerini toplayan Gelecek Uzun Sürer, Cesar Pavesa’nın şu çarpıcı cümleleriyle başlıyor: “Savaş bir gün biterse kendimize şunu sormalıyız: Peki ölüleri ne yapacağız? Neden öldüler?” 


Film, gerillaya katılan Harun ile Sumru’nun hikâyesiyle başlıyor. Seslerin peşine düşen Sumru birçok yerde kayıtlar yapan ve ağıtları toplayan Karadeniz’li bir karakter. Sevdiği adamın gitmesiyle birlikte onun ve yaşadığı coğrafyanın seslerinin peşine düşüyor ve Diyarbakır’da kayıp yakınlarının anlattıklarını, sokağın seslerini kayıt altına almaya devam ediyor. Film bu aşamada yarı belgesel olarak devam ediyor. Çünkü filmde yer alan kayıp yakınları gerçek ve kendi öykülerini anlatıyorlar.

Türkiye sineması açısından cesur sayılabilecek bir film olan Gelecek Uzun Sürer, kayıp yakınlarını dinlerken kendi kaybını da arayan Sumru’nun sade ve etkileyici oyunculuğuyla devam ediyor. Seslerden etkilenen, onların peşine düşen Sumru, kendi acısını sessiz yaşıyor.

Sumru rolünü oynayan Gaye Gürsel, 1980 İzmir doğumlu bir oyuncu. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde oyunculuk eğitimi alan Gürsel’in ilk uzun metraj filmi; Gelecek Uzun Sürer.

Diyarbakır’da sesleri dinlemeye devam eden Sumru’nun yolu filmin diğer karakteri Ahmet ile kesişiyor. Sinema aşığı felsefe okurken dönemim koşullarında okulunu bitiremeyen biri Ahmet. Sumru ile beraber o da seslerin peşine düşüyor ve Sumru’nun kimseye anlatmadığı öyküsünü dinliyor.


Gelecek Uzun Sürer filmi etkileyici müzikleri, görüntüleri ve konusu itibariyle çarpıcı bir film. Sonbahar’da tek ve sade bir konuya eğilen yönetmen bu filminde birçok konuya kısa kısa değiniyor. Gerçeği, kayıp yakınlarını aktaran film aynı zamanda tarihsel bir işlev görüyor. Küçük fotoğraflarda kendi kayıplarını gösteren insanlar, kaybolan vicdanlara sesleniyor. “Sizin hiç babanız öldürüldü mü” gibi sorular soruyorlar.

Galaya katılarak soruları yanıtlayan Özcan Alper, Türkiye’yi bir eve benzettiğini ve bir odayı kapatarak sorunların bittiğinin düşünüldüğünü söyledi. Seyircilerden birinin bu filmi Türkiye’de nasıl göstereceksiniz? Sorusuna bazı kısımları yumuşatmak zorunda kaldıklarını söyleyen Alper, örnek olarak da filmde geçen Ermeni Soykırımı cümlesini gösterdi. Film Türkiye’deki gösteriminde bir kısım olaylar cümlesiyle yer almış.

Galaya katılan yabancı seyircilerden biri filmin anlattıkları ile yıllarca öğrenemeyeceği bir gerçeği öğrendiğini ve çok etkilendiğini belirterek filmin mutlaka Avrupa’da vizyona girmesi gerektiğini ve bunun için neler yapıldığını sordu. Soruya esprili bir biçimde bunun çok zor olduğunu Hollowad Sineması ile baş edemeyeceklerini cevabını veren Alper, seyirciler filme sahip çıkarsa daha çok gösterimde kalır dedi.


Türkiye’de yaşanan gerçekleri sadece kendi tanıklarıyla anlatan Gelecek Uzun Sürer filmi bir hafta boyunca Londra’da Wood Green’de Cineworld gösterilecek. Seyircilere düşense filmin daha çok vicdana ulaşabilmesi için izlemek ve izlettirmek. Tıpkı Sonbahar filmi gibi. İzleyicilerin sahip çıkması ve kulaktan kulağa yayılan dedikodusuyla uzunca zaman vizyonda kalan Sonbahar filmi gibi yönetmenin 2. filmi de aynı ilgiyi hak ediyor.






No comments:

Post a Comment