Sunday, 8 January 2012

İngiltere'de Bir Kürt Aile İç İşleri Bakanlığına Karşı Açtığı Davayı Kazandı


2002 yılında 13 ay süre ile gözaltında tutulan ilticacı Kürt aile haksız yere tutuklu kaldıkları gerekçesi ile İç İşleri Bakanlığına karşı açtıkları davayı kazandı. Gözaltında kaldıkları zamanda 7, 11, 12 ve 13 yaşlarında olan çocuklar ise Britanya en uzun süre gözaltında tutulan çocukları durumundadırlar. Ailenin kazandığı tazminat miktarı yasal nedenlerle açıklanmadı ancak miktarın 6 rakamlı olduğu bilgisi verildi.

Guardian gazetesinin bildirdiğine göre, İç İşleri Bakanlığı Türkiye’li Kürlerden olan Ay ailesine haksız yere uzun süre gözaltında tutulmaları nedeniyle 6 rakamlı tazminat ödeyecek. Guardian Gazetesi yasal nedenlerden dolayı tazminat miktarının açıklanmadığını bildirdi.


Almanya’ya sığınma talepleri ret edildikten sonra Britanya’ya sığınma talebinde bulunan Yurdagül ve Salih Ay çifti 4 çocukları ile birlikte 2002 yılında gözaltına alınmışlardı. En küçük çocuk Medya 7, Dılovan 11, Newroz 12 ve Beriwan 13 yaşındaydı. Çocukların gözaltında tutulma sürelerinin bir hafta olduğu Britanya’da Kürt aile çocukları ile birlikte 13 ay gözaltında tutuldular ve uzmanlar bu sürenin rekor olduğunu söylüyorlar.

Ay ailesinin uzun süre gözaltında tutulması kamuoyunda büyük tepkilere neden olmuştu. Oyuncu Colin Firth ve yazar JK Rowling gibi ünlü isimlerle, aralarında Desmond Tutu'nun da bulunduğu önde gelen din adamları ve siyasetçiler, Ay ailesinin yaşadıklarını gündeme getirmişlerdi. 2006 yılında da, BBC Radyo 4'te, Frank Deasy tarafından yazılan "Bozuk İngilizce" adlı oyunun yayınlanması, Ay ailesinin davasına büyük ün kazandırmıştı.

Guardian gazetesinin bildirdiğine göre Ay ailesinin avukatları aile bireylerinin yasalara aykırı ve çok uzun süre gözaltında tutuldukları noktasında dava açtılar ve dava tarafların anlaşması ile sonuçlandı. Ay ailesine tazminat ödemeyi kabul eden İç İşleri Bakanlığı, tazminat miktarını da gizli tuttu.

İskoçya’daki Dungavel Göçmen tutukevinde 13 ay süreyle tutulan ailenin üyelerinden Beriwan; “Anne, babam ve kardeşlerimle 13 bir odada kaldık. Her gece uyumadan önce gardiyanlar bizi tek tek saydılar ve bundan nefret ediyorduk. Şimdi benim için özgürlüğün anlamı kendi odamda istediğim gibi oturmaktır. Eğer insanların kendilerine ait özel alanları yoksa sinirleri bozulur. Zamanımızın çoğu televizyon izlemekle geçti. İç İşleri Bakanlığı yalnızca çocukluğumuzun bir kısmını değil, geleceğimizi de çaldı” dedi.

No comments:

Post a Comment