Friday, 20 May 2011

Yönetmen Bülent Gündüz; “Sisteme Karşı En Çok Dengbejlik Direndi”

Hasan Uşak

Bülent Gündüz basın ve sanat alanında çalışmalar yürüten genç bir gazeteci ve yönetmen. Gündüz birçok yönetmenin tersine kısa metrajlı filmler yaparak değil uzun metrajlı bir film yaparak içinde olan sinema aşkını sinemaseverlerle paylaştı. “Evdale Zeynıke” filmi Kürt toplumunda önemli yeri olan ancak unutulmaya başlayan dengbejlik geleneğini ve dengbejlerin sözlü olarak taşıdıkları Kürt halkının var olma mücadelesini beyaz sahneye taşıdı.
Kürt sineması için ciddi bir adım olan “Evdale Zeynıke” filmi Sri Lanka Budist Film Festivalinde en iyi yabancı belgesel film ödülünü aldı. Newyork İndependent Film Festivalinde iki ödül aldı. İrlanda Uluslar arası Film Festivalinde en iyi belgesel film ödülünü aldık.

Galler’de yapılan Swensa Uluslararası Film Festivaline “Evdale Zeynıke” ile katılan Bülent Gündüz, Londra’da bir söyleşi ile sinemaseverlerle de buluştu.  “Evdale Zeynıke” öyküsü Bülent Gündüz’e sorduk.

— Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Erzurum, Karayazılıyım. Sütçü İmam üniversitesinden mezun oldum. Bir radyoda çalışmaya başladım ve medyanın insanlar üzerindeki etkisini fark edince medya üzerine eğitim alma ihtiyacı hissettim. Yapımcı İlker İnanoğlu’nun açtığı görsel medya okulunda eğitim aldım ve ertesinde Kanal 6 da çalışmaya başladım ve siyasi haber muhabirliği yaptım. Birçok gazetecinin başına gelenler benim de başıma geldi ve işten ayrıldım.

2001 yılından bu yana Paris’te yaşıyorum. Sınır Tanımayan Gazeteciler üyesiyim. Avrupa Barış Meclisi kurucu üyelerindenim.

Türk medyasında özellikle Kürtler ve azınlıklar sorununu nasıl işlendiğine ve filtrelerden geçirildiğini konu alan bir kitap yazdım. “Generallerin Mikrofonlu Erleri ve Kürtler” başlığıyla 2002 yılında Aram yayıncılık tarafından yayınlandı.

— Sinemacılık öyküsü nasıl başladı?

Sinemacılık İstanbul’da öğrenciyken başladı ancak koşullar beni gazeteciliğe yöneltti. Türkiye’de öğretmenlerin öğrencilerin yönlerini çizmede etkisi oluyor. 2001 yılında Yılmaz Güney ile ilgili bir televizyon programına katılmıştım, Sinan Çetin ve Halil Ergün de katılmışlardı. O programda Sinan Çetin ile bir çatıştık. Hocalarımızda o programı izlemişlerdi ve beni sinemacılıktan uzaklaştırmak istediler. Sinemacılık olmayınca gazeteciliğe yöneldim ama sinema olayı hep içimde vardı. Görsel sanatın insanlar üzerinde büyük etkisi var. Bu nedenle içimde kalan sinemacılık sevgisini açığa çıkaran çalışmalar yapmaya başladım.

— Sizi sinemacı olarak mı yoksa gazeteci olarak mı ele alalım?

Aslında ikisi de içi içe geçti. Profesyonelce gazetecilik yapmama rağmen gönlümde hep sinema var. Düzenli olarak yazılar da yazıyorum. Daha çok sinemacı olarak anılmak isterim. Sinemacılık ve gazetecilik çalışmalarım sırasında açlığımı bile unutuyordum yani bana açlığımı unutturan mesleklerdir. Ancak ileriye dönük daha çok sinema ile ilgili projelerim var.

—Evdale Zeynıke” sizin ilk filminiz mi yoksa daha önce kısa metrajlı filmler oldu mu?

Genelde yönetmenler kısa metrajlı filmler ile işe başlarlar benimki tersine oldu. “Evdale  Zeynıke” ilk filmim ve uzun metrajlıdır. 72 dakikalık bir filmdir. Canlandırmalı bir belgesel film. Yani içindeki röportajları çıkarırsak film olur. Canlandırma sahneleri var, diyaloglar var. Yarı film yarı belgesel oldu.

— Çok sayıda Kürt dengbeji var neden Evdale Zeynıke’yı seçtiniz?

Sözlü anlatı olayı tüm halklarda olduğu gibi Kürtlerde de siyasal süreç nedeniyle yazılı edebiyat pek gelişemedi. Yöremizde yaşayan insanlar tarihimizi, kültürümüzü, aşklarımızı, trajedilerimizi ve estetiğimizi dengbejlık geleneği ile yaşattılar. Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerini de sayarsak özellikle de Cumhuriyet döneminde bilerek ya da bilmeyerek sisteme karşı en çok direnen kurum dengbejlik kurumu oldu. Birçoğumuz asimile olduk ve sonrada özümüze döndük ama dengbejlik hiçbir zaman asimile olmadı. Biz tarihimizi, edebiyatımızı ve yaşadığımız alt üst oluşları bu klamların içinde bulduk. Bunları incelediğimizde de aşiretsel ilişkilerden tutun da aşlarımıza, tarihimize, edebiyatımıza ciddi göndermelerde bulunuyorlar. Her klaımıın ayrı bir hikâyesi, ayrı bir özü, her biri kendi başına edebi eser olabilecek özelliktedir.

—Yazılı olmamasına rağmen Dengbejleri ve klamları günümüze taşıyan nedir?

Dengbejlerin doğa ve insanlarla olan ilişkileri ve bire bir yaşamdan esinlenmiş olmalarından kaynaklanıyor. Bir Dengbej bir klamı söylemeye başladığı zaman bazen saatlerce bazen de günlerce sürdürür. Aslında bu klamların günümüze kadar gelmesinin yaşadığımız travma ile de alakası var.  Hikayenin özündeki bir travma var çünkü her klamın içinde bir öykü var. Belki bunu estetik olarak çok algılamıyoruz sadece müziğini algılıyoruz ama dengbej bunu söylerken onun içindeki trajedi ile söylüyor, yaşayarak söylüyor. Bu nedenle hafızalarda kalıyor ve kolay kolay unutulmuyor. Bunu anlayanlar unutamıyorlar. Söylerken travmayı da yaşıyor bu nedenle de kuşaktan kuşağa aktarıldı.

— Bunun filmini yapmak zor olmadı mı?

Ekonomik olarak hiçbir yerden destek almayarak yaptım. 10 yıldır Fransa’da biriktirdiklerimle yaptım. Sosyal medyanın bölgeye yaygınca girmesiyle dengbejler yalnızlaşmış ve ölümü bekliyorlardı. Yaşayan son sözlü anlatıcıları bir araya getirmek kolay olmadı ama belki de son kuşağına yetiştik. Bu kurumun korunması ve güçlendirilmesi için çalışmaların yapılmasına ihtiyacımız var. Bu geleneği yaşatmak için artık yazılı hale getirmek gerekiyor. Belki o zaman imkânlar yoktu ama bugünün imkânları ile yapılabilinir. Köy köy dolaşarak yaşayan dengbejleri bulmak lazım. Diyarbakır Belediyesi Mala Dengbeje diye bir kurum açmış ve az da olsa gelenek koruma altına alınmış.

— Evdale Zeynıke’nin diğerlerinden farkı nedir?

Evdale Zeynike’yi öne çıkaran yanı doğa ile barışık olmasıdır. Evdal kendisinden önce yaşayan dengbejlerden esinlenerek değil, daha çok bire bir yaşadığı olaylardan esinlenerek kendi ürettiği klamlardan dolayı biraz daha ön planı çıkmış. Birçok dnegbej Evdal’ın türkülerini söyler. Edval’ın doğa ile iç içe olması nedeniyle Sri Lanka’daki film festivalinde çok ilgi gördü. Budizm’in doğa ile olan ilişkisi filme ilgiyi arttırdı. 

— Film ödül aldı mı?

Sri Lanka Budist Film Festivalinde en iyi yabancı belgesel film ödülünü aldık. Newyork İndependent Film Festivalinde iki ödül aldık. İrlanda Uluslar arası Film Festivalinde en iyi belgesel film ödülünü aldık. Birçok film festivaline katıldık ve özel gösterimler yaptık.



   
  







No comments:

Post a Comment