Tuesday, 31 May 2011

Goran Hareketi Milletvekili Dr. Mohammad Kayani; “Kürt Pazarı Tekelleşti”


 
Hasan Uşak
Tunus’ta başlayan ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerine hızla yayılan değişim ve reform dalgası uzun yıllardır KDP ve YNK hükümetinin kontrolünde bulunan Güney Kürdistan’da da etkisini gösterdi. 17 Şubat’ta başlayan ve son günlerde sakinleşmiş olarak devam eden gösteriler ve huzursuzluk herkese işlerin artık eskisi gibi gitmeyeceğini gösterdi.

17 Şubat günü başlayan ve birçok kişinin yaşamını yitirdiği gösterilerin arkasında Goran Hareketi olduğu iddiaları var. Bu iddiaları ve Güney Kürdistan’daki son gelişmeleri Goran Hareketi Irak Parlamentosu milletvekili ve Yerel Yönetimler Komisyonu Başkanı Dr. Mohammad Kayani ile konuştuk.


“Güney Kürdistan İki Ailenin Denetiminde”

— Güney Kürdistan’daki son durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu anda Güney Kürdistan’daki durum pek iç açıcı değil. Kürdistan Bölgesel Yönetimi hükümeti halk için önemli çalışmalar yapmadı ve bu halkta çok büyük rahatsızlıklara neden oldu. Büyük bir huzursuzluk var. Kürdistan’da büyük bir yozlaşma var.

Güney Kürdistan nerdeyse ikiye bölünmüş. Bir bölümü Süleymanidir ve Talabani ailesinin denetimindedir, diğer parça olan Hewler ve Duhok Barzani ailesinin denetimindedir. Bu iki aile Kürtler için politika yapmaya pek inanmadılar ve gelişmeye aday olan Kürt pazarını tekelleştirdiler. Kürdistan’da inşaat sektörünün geliştiği iyi binalar ve iyi yolların yapıldığı doğrudur ama Kürtlük bilinci, halk olma bilinci oluşturulamadı. Ve bu çok önemli sorunlarımızdan biridir. Bu nedenlerden dolayı Kürdistan’da çok büyük bir huzursuzluk var, gösteriler yapılıyor.

— Neden gösteriler sadece Süleymaniye’de yapılıyor?

İki ayı aşkın bir süredir Süleymaniye de hükümet karşıtı gösteriler var. Neden Süleymaniye’de olduğu sorunu çokça sorulan bir sorudur. Goran Hareketinin Süleymaniye’de etkili olması göreceli bir demokratik ortam sunuyor. Diğer bölgelerde güvenlik ve istihbarat kuvvetlerinin ağır baskısı var bu nedenle hareketlenme pek olmadı. Aksı durumda aynı gösteriler Hewler ve Duhok’da da olurdu. Yalnızca Süleymaniye’de yaşayan Kürtler değil tüm halk mevcut yönetim şeklinden rahatsızdır.

Küçük Kürdistan Büyük Parti

Gösterilere rağmen yönetimde bir iyileşme hala yapılmadı ve göstericilere karşı zor kullanılıyor. Yasalarda hala bazı sorunlar var ve çözümlenmesi gerekiyor. Kürdistan topraklarının bir kısmı hala Bağdat yönetiminin denetimindedir. Kürtler kendi topraklarını kontrol edemiyorlar. 140. madde hükümet tarafından uygulamaya konulamadı. Küçük bir Kürdistan’da büyük bir partiden çok büyük bir Kürdistan’da küçük bir parti ilkesi benimsenmelidir. Bu konudaki yanlış anlayış birçok soruna kaynaklık ediyor.

— Goran Hareketinin gösterileri düzenlediği ve asıl amacın iktidar olduğu söyleniyor. Bu konuda ne diyorsunuz?

Öyle değil. Hükümet olmak istemek her partinin doğal talebidir. Şimdi bile hükümet olmak mümkün geniş katılımlı bir hükümette Goran Hareketinin de yeri vardır. Biz demokratik bir yolla hükümete gelmek istiyoruz. Süleymaniye’de gösteriler başladığı zaman Goran Haraketi katılmadı ve desteklemedi. Gösteriler halk tarafından düzenlendi ve uygulamaya konuldu ancak halka ateş açıldı ve ölümlere neden oldu. Bu durumda Goran Hareketi halka destek olmak zorundadır ve olan da budur.

Siyasi partiler halkın taleplerine göre hareket etmeli ve bu taleplere manifestolarında yer vermelidirler. Eğer halkın gösteri yapma talebi ve isteği varsa buna da programlarında yer verilmedir ve demokratik yollardan hükümet olmak için de çalışmalıdır. Çünkü sorunların kaynağı hükümettir.

— Göstericilerin Naila TV merkezine saldırdığı yönünde iddialar var. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?

Millet TV’ye saldırmadı. Talabani’ye bağlı anti-terör güçleri Naila TV’ ye saldırdılar. Bu belgelerle ispatlandı. Anti-terör güçleri gece TV merkezini ateşe verdiler. 

—Son günlerde gösteriler biraz sakinleşti ama hala huzursuzluk var. Önümüzdeki günler için neler beklenebilinir?

Bir yerde halkın talepleri olur ve bu talepler yöneticiler tarafından karşılanmazsa huzursuzluklar olur, gösteriler olur. Mesut Barzani yozlaşma ve adaletsizliğe son vereceğini açıkladığının üzerinden çok zaman geçti ama tek bir adım atılmadı. Mecliste 17 maddelik reform paketi kabul edildi ancak bunlardan bir teki bile uygulanmadı.

Şimdi ‘muhalefet ile görüşelim’ diyorlar. Bu, sorunları çözmez. Halkın talepleri doğrultusunda çalışmalar yapmak lazımdır. Haklin çıkarlarının parti çıkarlarına feda edilmemesi gerekir. Bunu muhalefet de yapsa aynı konuma gelir.

Biz hareket olarak seçimlerin özgürce ve herhangi bir baskı uygulanmadan yapılmasını istiyoruz. Ancak bunun koşulları hala yok ve bu çok ciddi bir sorundur.

Sosyal Adalet ve Fırsat Eşitliği

— Yaşanan huzursuzluklar bir iç savaşa, daha önce yaşandığı gibi Behtinan ve Soran, çatışmasına yol açar mı?

Behdinan ve Soran çelişkisi diye bir sorun artık yok. Belki eskiden vardı ama aşıldı. Biz sivil bir hareketiz. Silahlı güçlerimiz yok. Bizim kimse ile çatışmak gibi bir durumumuz yok. Belki başkaları bizi vurabilir ama biz kimseyi vuramayız.

— Goran Hareketinin Kürdistan için nasıl bir projesi var?

Güney Kürdistan için sınırları belirleyen anayasanın 140. maddesinin uygun bir şekilde uygulamaya konulması, Irak Merkezi yönetimi ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasında hala netleşmemiş olan bazı Kürt bölgelerinin Kürdistan’a bağlanması, sosyal adalet, güçler ayrımı ilkesi, herkesin kanunlar önünde eşit olması, fırsat eşitliği,  sosyal güvenlik ve sağlık servisleri gibi projelerimiz var. Fakirler ile zenginler arasındaki uçurumu kapatmak önemli bir görevdir.

Kürdistan’ın diğer parçalarındaki sorunların çözümü için destek olmak her parçanın halkı kendi sorununu daha iyi bilir ve biz sorunu başka yerlere götürmektense kendi içinde çözümü için destek oluruz.

Kürtlük ruhunu geliştirmek istiyoruz. Günümüz koşullarında bağımsız Kürdistan koşulları olmasa da Kürt toplumunun oluşturulması çok önemlidir. Kürtler arasında güçlü bağlar olmalıdır.

— İktidara gelirseniz Kadınlar ve Basın için ne tür açılımlar sağlayacaksınız?

Biz hareket olarak basın özgürlüğü ve kadın haklarını savunuyoruz. Kadınlar erkeklerden farklı görülmesine karşıyız. Herkes aynı konumda olmalıdır. Kadınlar için gerekli destek sağlanmalıdır. Namus cinayetlerinin son bulması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Namus cinayeti işleyenler kim olurlarsa olsunlar hiçbir güç tarafından korunmamalılardır. Eğer sivil toplum oluşturulursa birçok sorun kendiliğinden hal olur. Herkesin yasalar önünde eşit olduğu eşit vatandaşlık çok önemlidir.


 









No comments:

Post a Comment