Monday, 18 April 2011

Robert Lowe; “Suriye Arap Milliyetçiliğinin Son Kalesidir”


Hasan Uşak

Tunus’da başlayan ve kısa sürede tüm Arap Dünyasını etkisi altına alan ayaklanmaların baskıcı rejimlerin önemli bir kalesi olan Suriye’ye sıçrayacağı baştan tespit edildi. Diktatörlüğü babasından devir alan Suriye Başkanı Beşar Esad, her ne kadar “Arap Baharı burada biter” dediyse de rejim karşıtı ayaklanma her geçen gün büyüyerek devam ediyor. Bazı reformların yapılabileceği işaretini veren Esad yönetimi 50 yıldır vatandaşlık hakkı verilmeyen 300 bin kadar Kürde vatandaşlık hakkı verileceğine ilişkin kararname yayınlayarak bir adım attı. Araplar için bir anlam ifade etmeyen bu adımın Kürtleri ne kadar rahatlattığını zaman gösterecek.

Ortadoğu’daki gelişmelerden Kürtlerin ne kadar etkilendiği ve kendilerine ait bir statü talebinde bulunup bulunmayacağına ilişkin güçlü bir işaret henüz yok. Suriye’deki gelişmeler ve Kürtlerin olası tavırlarını konunun uzmanı Robert Lowe ile konuştuk.

Robert Lowe uzun yıllar İngiltere’nin dış ticaretinin belirlenmesinde önemli rol oynayan Chatham House’de akademik çalışmalar yürüttü. Şimdi dünyaca ünlü ekonomi ve politika okulu olan LSE (London School of Economics) Orta Doğu Araştırmaları Merkezinde yöneticilik yapan Lowe, Suriye’nin dinamiklerinin diğer Arap ülkelerinden daha güçlü olduğunu ve Kürtlerin şaşırtıcı bir şekilde harekete geçmediğini söyledi.



“ESAD YÖNETİMİNİN ALTERNATİFİ HAREKETE GEÇTİ”

- Beşar Esad Arap Baharının Suriye’de bittiğini söyledi. Sizce doğru bir belirleme midir?

Doğru bir belirleme değildir. Arap Baharının Suriye’de bittiğini sanmıyorum. Bu belki Esad’ın isteği ve dileğidir ama gerçek durum farklıdır. Esad belki hiçbir şeyin değişmediğine ilişkin bir hava vermek istiyor ama onun iktidarının birçok zayıf noktası var. Esad yönetiminin alternatifi harekete geçti bile. Artık reformlar kaçınılmazdır. Suriye’liler yolun başındalar ve neredeye kadar gidileceğini kimse bilmiyor. Suriye yönetimi Ortadoğu’da popüler hale gelen ve giderek yükselen protestolardan korkuyor. Suriye’de sorunların mevcut iktidar tarafından çözüleceğini, reformlar yapılacağını sanmıyorum.

— Bilindiği gibi Cuma namazlarından sonra protestoların dozajı artıyor ve tabi çatışmalar da daha sertleşiyor ancak bazı kesimler Esad yönetiminin yumuşama işaretleri verdiğini söylüyor. Sizce yumuşama var mı?

Belli bazı reformların yapılabileceğini söylemiştir ki ben takip edemedim, ama ben samimiyetine inanmıyorum. Bu tür söylem ve yaklaşımlar muhtemelen taktikseldir. Beşar Esad 11 yıl önce iktidara geldi ve reform yapma niyeti olsaydı bunu zaman içinde yavaş yavaş hayata geçirirdi ancak yapmadı. Reform yapmak isteyen bir rejim bir baskı olmadan da kendiliğinden yapar, şimdi belki zaman zaman reformlardan bahsedebilirler ama çok gerçekçi olacağını sanmam. Şimdiye kadar hiçbir reform olmadı ve aynı durum sürdürülmeye çalışılacak.

“SON 10 YILDA ESAD AİLESİ DAHA DA GÜÇLENDİ”

— Eğer protestolar devam eder ve Esad yönetimi düşerse Suriye’de neler olabilir?

Böyle bir durum için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Esad ailesi tarafından oluşturulan sistem son on yıl içinde daha da güçlü hale getirildi. Esad’ın iktidardan uzaklaştırılması uzun zaman alacak gibi. Irak iyi bir örnek BAAS rejimi açısından.  Suriye’de Irak’ta eskiden olduğu gibi BAAS partisi tarafından yönetiliyor ve çok kanlı bir geçmişe sahiptir. Rejimin kendini ayakta tutması için dayanakları hala var. Beşar Esad genç ve hala bir kesim içinde popüler. Suriye bir nevi merkez durumundadır. İsrail’e karşı muhalefeti destekliyor. Hizbullah ve Hamas örneklerinde olduğu gibi. Suriye hala politik bir başkent gibidir. Batı’ya ve İsrail’e karşı olmak gibi. Son savunucu, son kale gibi. Suriye Arap milliyetçiliğinin son kalesidir. Irak bir süre önce düştü diğer bazı Arap ülkeleri Bati ile ittifak halindeydiler. Libya biraz daha farklıdır. Suriye ve benzer devletler belki biraz daha kendilerini yaşatabilecekler ama uzun vadeli bir stratejileri hayat bulmaz. Suriye de bozulma, despotizm had safhadadır.


— Oğul Esad ile Baba Hafiz Esad’ın yönetim şekilleri arasında ne tür farklar var?

Baba Esad daha asker karakterliydi, daha sıkı, daha disiplinliydi ve Arap milliyetçiliğinin en önemli isimlerindendi. Beşar Esad biraz farklıdır, Londra’da eğitim gördü ve çok genç, Batıya daha olumlu bakan, bilgisayar sistemini bilen, Britanya pasaportlu bir kadınla evli olan biridir. Yönetim biçimleri arasında farklar var ama esas çizgi pek değişikliğe uğramadı. Dış politikada bazı değişimler oldu. Suriye’nin bölgede çok fazla dostu yok. İran ile iyi ilişkileri var sonra da Türkiye ile bazı ilişkiler geliştirdiler.

“KÜRTLER YILLARCA SURİYEDEN ACI ÇEKTİLER”

— Suriye’de protestolar olurken ülkede önemli bir nüfusa sahip olan Kürtlerden nasıl bir tavır beklenmelidir?

Kürtlerin durumunun daha iyi olacağına dair pek bir işaret göremiyorum. Politik ortak oldukça kötü, yaşam koşulları çok kötü ve muhtemelen daha kötüye gidecek. Son kaç yıldır sürekli daha kötüye gitti. Kürtler yıllarca Suriye’den acı çektiler. Suriye rejiminin Kürtler konusunda her hangi bir reform yapacağına dair hiçbir işaret göremiyorum. Kürtler hala 1962 yılında kabul edilen yasalarla yönetiliyorlar ve bu kadar uzun süre içinde hiçbir iyileştirici adım atılmadı.

— İlk kez bu yıl Newroz bayramına Esad mesaj gönderdi ve sonra da Kürtlerin sorunları üzerine çalışacak bir komisyon kuruldu. Sizce bunlar olumlu adımlar alarak kabul edilebilinir mi?

Bunlar taktikseldir. Bazı görüşmeleri periyodik olarak yapıyorlar. Kürt patilerinin temsilcileri ile görüşüyorlar. Kürtlerin sorunlarını soruyorlar ve onları dinliyorlar ve ilgileneceklerini söylüyorlar ama hiçbir şey yapmıyorlar. Birçok Kürt kanat önderi, siyasi aktivist tutuklu ve yargılanıyorlar.

—Kürtler artık eskisi gibi değiller. 2004 yılındaki Kamışlo olaylarından sonra önemli değişimler yaşandı ve artık daha çok kendilerine güven duyuyorlar. Sizce Orta Doğu’daki son gelişmelerin de etkisiyle Kürtler ayaklanır ve bir siyasi statü elde edebilirler mi?

Kürtler 2004 yılından önce ciddi bir eylemde bulunmadılar ve kendilerine de fazla güvenmiyorlardı ama 2004 yılındaki Kamışlo olaylarından sonra daha çok kendilerine güven duymaya başladılar. Suriye’de yaşayan Kürtler, PKK, KDP, YNK ve başka örgütlere katıldılar ve mücadele ettiler ama 2004 yılına kadar Suriye yönetimine karşı bir protesto da bulunmadılar. Şimdi bazı şeyler yapabileceklerini gördüler. 2004 yılında Suriyeli yetkililer Kürtlerin beklenmedik protesto eylemleri karşısında şaşırdılar. Kürtler ilk kez kendi sorunları için mücadele ettiler yani diğer parçalardaki sorunlar için değil. 2004 protestoları ile belki bir başarı elde edemediler ama değişiklik yaratabileceklerini gördüler.

“GENÇ KÜRTLER SOKAKLARA DÖKÜLEBİLİRLER”

— Kürtlerden bir ayaklanma beklenebilinir mi?

Bu her zaman mümkündür. Yıllardır yaşanan sorunlar hala var ve Kürtler için yıllardır hiç bir şey değişmedi ve son yıllarda daha da kötüye gitti. Çok sayıda Kürt Partisi de var. Bence Kürtler gelişmeleri izliyorlar ve neler olacağını görmek istiyorlar. Arap dünyasındaki gelişmeler izleniyor. Suriye’de yapılan gösteriler de Araplar tarafından yapılıyor. Kürtler de bunları izliyorlar. Suriye’deki protestolar giderek daha da büyüyor ve Esad yönetimi sallanıyor. Kürtlerin bu durumda kitlesel protestolar yapmaması beni çok şaşırtıyor.

— Kürtleri organize ve liderlik yapacak her hangi bir örgüt var mı?

Bazı örgütler var ve bunların Kürt nüfusu üzerinde ne kadar etkilerinin olduğu pek net değil. Bazıları partilere inanıyor, bazıları liderlere inanıyor ve bazıları da bu partilere pek itibar etmiyorlar. Orta Doğu yükselen protestolarda mevcut parti ve örgütlerin yapabileceği pek bir şey yok, çünkü gençler bireysel olarak bu eylemlere katılıyorlar ve örgütlü olmadan sokaklalar dökülüyorlar. Genç Kürtler de aynı şekilde sokaklara dökülebilirler. 2004 yılında da biraz böyle olmuştu ve ortada bir parti yoktu.

— PKK’nın nasıl bir rolü var ya da nasıl bir rol oynayabilir?

Çok sayıda Suriyeli Kürt PKK’ye katıldı ve hala Kuzey Irak’da bulunuyorlar. PKK’nini önemli bir etkisi var. PYD (Partiye Yekitiya Demokratık, Demokratik Birlik Partisi) bölgede çok güçlüdür, aktiftir ve Suriye rejimi üzerinde baskı oluşturuyor. PKK güçlü bir etkiye sahiptir ancak bazı Kürt çevreleri tarafından da sevilmiyor. Çünkü geçmişte aralarında çatışmalar oldu. Günümüzde Kürt partileri arasında silahlı çatışmalar olmuyor, zaten bu çatışmayı yapacak kapasiteleri de yoktur.

— Sizce PKK Suriye’ye karşı bir silahlı bir mücadele başlatır mı?

Benim için çok sürpriz bir durum olur. PKK Türkiye’ye karşı mücadele ediyor ve Suriye’de de aynı mücadeleyi yürüteceklerini sanmıyorum. Suriye’de yaşayan Kürtlerin sorunları ile pek ilgilendiklerini sanmıyorum.

— Abdullah Öcalan ayaklanma çağrısı yapsa, ne kadar etkili olur?

Öcalan’ın bölge üzerinde önemli bir etkisi var. Öcalan önemli bir şahsiyettir ve çok sayıda insan ona inanıyor. 1999 yılındaki yakalanma olayından önce Suriye’de kaldı ve Kürtler doğrudan teması oldu. Ancak ben PKK’nin bu sürece katılacağı yönünde bir işaret göremiyorum.


- Esad rejiminin çökmesi İran ve Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Böyle bir durum İran için çok kötü olur. Onlar bölgede iki önemli dost ülkedirler ve Lübnan’da ortak çalışıyorlar. İsrail’e karşı Hizbullah’ı destekliyorlar. Esad yönetiminin düşmesi konusunda kaygıları var. Türkiye’nin Suriye ile çok iyi ilişkileri var. Türkiye’de birçok kişi Suriye’deki protestolardan hoşnut değil. Türkiyeli yetkililer Suriye’nin iyi yönetilmediğini de çok iyi biliyorlar. Mevcut yönetimin sürmesinde Türkiye çok memnun olacak.




 




No comments:

Post a Comment