Wednesday, 22 December 2010

Tanıkların Dilinden Maraş Katliamı


Hasan Uşak

19–24 Aralık 1978 tarihlerinde arasında yapılan ve resmi rakamlara göre 111 ama gerçek rakamlara göre bine yakın kişinin barbarca katledildiği Maraş Katliamını 32 yıl sonra Londra’da yaşayan tanıkları anlattı. Annesi ve babasının katledilmesine tanık olan ve o zaman 12 yaşında olan Hayri Ergönül yaşadıklarını anlatırken duygusal anlar yaşadı. Askeri birlik koruması altında ailesi ile tutulan Ali Okur katliam esnasında doğan oğlu Savaş’ın hikâyesini anlattı. Katliamın tanığı olmayan ancak konu ile ilgili çalışmalar yürüten Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Merkez Yöneticisi Ali Rıza Aydın Maraş Katliamının tarihsel, ekonomik ve siyasi arka planını izah ederken Alevilerin ekonomik ve sosyal hayatta var olmalarının bazı kesimleri rahatsız ettiğini söyledi.

Read more

Ali Okur; “Yeni doğan bebeği askerinin çöp bidonlarının içine bıraktım”

Maraş olayları sırasında evimiz yakıldı. Daha önce yaşana bir takım olaylardan sonra bizim mahallede Sünni kesimlerce bir yürüyüş yapıldı. Daha önce bizim evler işaretlenmişti ancak biz bunun nedenini anlayamamıştık. Aniden evimizin önünde yürüyüş görünce şaşırdık. Çok sayıda insan ellerinde satırlar, sopalar, baltalar, silahlar ve ellerine ne geçerse alıp gelmişlerdi. Bizim evimiz Seyran Tepe mahallesindeydi ve bu insanlar gidip mahallenin üst tarafını ele geçirdiler sonra belirledikleri evleri yakarak, yıkarak aşağı doğru indiler. Biz 15 kişi olarak amcamın evindeydik. Bir ara amcamın oğlu dışarı çıktı ve durumu kontrol etti ve tüm evlerin yakıldığını söyleyerek evi terk etmemizi istedi. Biz arka kapıdan evi terk ettik ve 2 dakika sonra evimiz yakıldı. Arkamızdan ateş açtılar ve biz başka alevi bir arkadaşın evine sığındık. Büyük bir evdi ve çok kişi oraya sığınmıştı.

Bu evde yarım saat kadar kaldık ve ev yoğun ateş altındaydı. Sonra bir askeri tank geldi. Birkaç asker vardı ve bizi aldılar. Tankın kenarından yürüyerek askeri merkeze gittik. Bu panik esnasında bir vatandaşın ayağı tank paletlerinin altında kaldı ve yaralandı. Biz zaten tutunacak dal arıyoruz ve alevi olmaktan başka da suçumuz yok. Askeri bölgeye ayrılmış geniş bir alan vardı ve orada binlerce insan vardı. Her kes bazı yakınlarını kaybetmişti ve onları arıyorlardı.

Bir vatandaş görevli subaya güvenlikte olmadıklarını söyledi, görevli subayda bizleri kurtarmak için değil yakmak için topladığını söyledi. Sonra bizi askerler için yapılmış koğuşlara aldılar. Bu sırada dışarıdan neden Alevilerin koruma altına alındığına dair anonslar yapıyor ve tehditler yapılıyordu.

Koğuşlara alındıktan sonra iki çocuğumla hanımımın olmadığını fark ettim. Onlar başka koğuşlara alınmışlardı. Onları buldum ve kaldığım koğuşa getirdim. Bir saat sonra hanım doğum sancıları geldiğini söyledi. Durumu askeri yetkililere bildirdim ve anons yaparak doğum anlayan üç bayan getirdiler. Birkaç saat sonra bebeğimiz doğdu ve savaş ortasında doğduğu için adını Savaş koyduk.

Yetkili subay askerler korumasında hastaneye gitmemizi istedi. Çatışmalar devam ediyordu ve biz bu koşullarda hastaneye kadar yürüyerek gidecektik. Ben yeni doğan bebeği askerinin çöp bidonlarının içine bıraktım. Biz kedimizi koruyamıyorduk onu nasıl koruyacaktık. Hanım buna müsaade etmedi ve birlikte hastaneye gittik.     


Hayri Ergönül; “Annem ve Babam Gözlerimin Önünde Vuruldular”

Maraş Katliamında beş kişi kaybettik. Bunlardan üçü bizim ailedendi ikisi de misafirimizdi. Annem, babam, büyük kardeşim ve öğretmen olan iki misafirimiz öldürüldüler. Maraş olaylarının başlaması daha önce öldürülen iki öğretmenin cenaze törenleri ile başladı. İnsanlar ellerine baltalar, bıçaklar, silahlar, sopalar ve benzeri aletler alarak bizim evlere saldırdılar. Ellerinde benzin bidonları vardı ve önceden belirledikleri evleri, işyerlerini ateşe veriyorlardı. İnsanlara saldırıyorlardı. Ben o zaman 12 yaşındaydım hiçbir şey yapamadım, yaşananlara tanık oldum. Devler güçleri güvenliği sağlamak için hiçbir şey yapmadılar. Bizim evimiz Alevilerin olmadığı Selim Tepe mahallesindeydi. Yaklaşık bin beş yüz kişi bizim eve saldırdı. Yörükselim Mahallesinde Aleviler topluydular ve kendilerini koruyabildiler. Bizim ev mahallede tek alevi eviydi. Ellerindeki tüm yakıcı, kesici ve patlayıcı maddelerle evimize saldırdılar. İçeriye dinamitler atıldı, içeriye benzin atıldı. Babamı bir emniyet bekçisi tabancasıyla vurdu. Anemin ve babamın vurulduğunu gördüm. Evler yakılıyordu, insanlar ölüyordu. Yani bir katliam yaşanıyordu. 32 yıl sonra olayların yeniden gündeme gelmesini bir gelişme olarak görmek lazım.   


Ali Rıza Aydın (Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Merkez Yöneticisi); “Alevilerin Yarattığı Değişimden Rahatsız Oldular”

32 yıl sonra Maraş Katliamının nedenlerini görmek için o günün koşullarını bilmek gerekiyor. O dönemlerde üçlü bir politikadan bahsedilebilinir. Bunlardan biri ülke askeri bir diktatörlükten çıkmıştı. 1971–72 yıllarında haklarını kaybeden işçiler bir araya gelerek haklarını aramaya başlamışlardı. Toplumsal talepler nedeniyle CHP birinci parti haline gelmişti. Halkın yükselişinin önünün kesilmesi gerekiyordu ve bunun yolu da halkı ikiye bölmektir. En kolay bölme Alevilik, Sünnilik şeklinde olurdu. Bu nedenle Maraş katliamı yapıldı.
Maraş nüfusu Sünnidir, alevi nüfus köylerde yaşardı. 1950’li yıllardan sonra Alevi nüfus şehirlere göç etmeye başladı. Maraşın ticaret hayatında Alevilerinde var olmaya başladığını görüyoruz. Zamanla ticarette etkili olmaya başladılar. Bu durum rahatsızlık yaratmaya başladı. İlk kez Aleviler tercihli oyla kendi adayları olan Oğuz Söğütlü’yü meclise gönderdiler.
Aleviler giderek sosyal hayatta da var olmaya başladılar. Maraş sokaklarında bir erkekle bir kadının yan yana gezmesi mümkün değilken Aleviler kol kola gezmeye başladılar, kot pantolonlar giydiler. 
Eskiden ekonomiyi elinde bulunduran kesim Alevilerin yarattığı değişimden rahatsız oldular ve Alevilerden kurtulmanın yollarını araştırmaya başladılar. Alevilere karşı tarihsel kin ve nefret yeniden canlandırılarak MHP öncülüğünde bu katliam yapılıyor. Tabi katliamı asıl planlayanlar MHP değil. MİT’e bağlı bir grup tarafından planlandığı daha sonraki belgelerde açığa çıktı.




No comments:

Post a Comment