Tuesday, 5 October 2010

“PKK Medlerin Direniş Özünü Temsil Ediyor"



Hasan Uşak

Essex Üniversitesi Yönetim Bilimleri Bölümü’nde doktora çalışmasını ‘Kürt Ulusal Hareketleri, İdeolojisi ve Kürt Kimliği’ konusu üzerine yapan Dr. Cengiz Güneş, PKK’nin, mücadelesini Kürt halkının direniş geleneğine oturttuğunu belirtiyor. Doktora çalışmasını bu yıl sonuçlandıran Güneş ile vardığı sonuçları konuştuk.

Doktora tezinizin içeriğini biraz açabilir misiniz?Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe’un ‘Hegemony and Socialist Strategy’ (Hegemonya ve Sosyalist Strateji) kitabında formüle edilen ve siyasal bilimlerde yeni ufuklar açan ‘Discourse Theory’ni (Söylem Teorisi) kullanarak, Türkiye’deki Kürt Ulusal Hareketi’nin söylemlerini analiz ettim. Bu bana Kürt kimliğine, Kürt hareketinin ideolojisine ve ideolojik değişim-dönüşüm sürecine yeni bir çerçeve ile bakma fırsatı sundu. Bir bütünlük içerisinde, tarihsel, sosyolojik ve yapısal koşulları göz önünde bulundurarak, Kürt ulusal hareketinin 1960’lı yıllardan günümüze yükselişini ve gelişmesini açıklamaya çalıştım. İlk olarak 1960’lı yıllarda Kürt aydınlarının Kürtlerin sosyo-ekonomik taleplerini dile getirmelerini değerlendirdim. Daha sonra 1970’li yıllarda başlayan, Kürtlerin Türk sol hareketinden ayrılma süreçlerini, ayrı örgütlenme taleplerini, bu sürecin sebep ve sonuçlarını detaylı olarak inceledim. 1970’li yılların ortalarında birçok Kürt sosyalist örgüt ve siyasal parti kuruluyor. Ve genel olarak Kürt ulusal talepleri, sosyalist talepler doğrultusunda Marksist söylem çerçevesinde ifade edilmeye başlanıyor.

O dönemde Kürt örgütleri arasında yaşanan ideolojik ve politik tartışmaları yansıttıktan sonra Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) söylemlerini ve pratiğini odak noktası olarak araştırdım. PKK’nin Türkiye’de Kürt ulusal hareketinin ve direnişinin liderlik konumuna nasıl geldiğini açıklamaya çalıştım.

PKK’yi Kürt ulusal hareketinde önderlik konumuna getiren sebeplerin neler olduğu sonucuna vardınız? PKK kadrolarının darbeden önce Lübnan’a çıkmaları ve orada Filistin hareketi ile yakın ilişki geliştirmeleri, gerillaların eğitimi için fırsat doğurdu. Bu, PKK’nin bölgede kalıp Kürt halk kitlelerine ulaşmasına, gerilla savaşımına ve ulusal cephenin örgütlenmesine olanak sağladı. PKK’ye rakip diğer Kürt örgütlerinin hepsi 1980’den sonra faaliyetlerine devam edemedi. Bazıları, örneğin; TKSP Avrupa’da faaliyetlerine devam etse de, bunu Kürdistan’a fazla yansıtamadı. Tabii ki PKK’nin neden önder olduğunu daha iyi anlamak için PKK’nin söyleminin neden daha etkileyici olduğunu anlatmak lazım. Mücadelesini kitlelere nasıl taşırdığını ve Kürt halkını nasıl hareketlendirdiğini, yani İngilizce’de ‘mobilization’ olarak ifade edilen sürecin nasıl başarıldığını açıklamak lazım.

Nedir bu söylemler? PKK’yi diğer Kürt politik gruplardan farklı yapan, Newroz efsanesini kendi direnişini halk kitlelerine yansıtmak ve temsil etmek için yeniden etkinleştirmiş olmasıdır. Diğer politik grup ve partilerin söylemlerinde, Newroz efsanesinin ve Medlerin direnişinin sadece tarihi boyutu ön plana çıkıyor. PKK’de ise, tarihi boyutun yanısıra efsanenin yeniden etkinleştirilmesi her zaman ön planda. Yeni bir Med hareketi yaratmanın gerekliliği, PKK’nin Medlerin direnişinin özünü temsil ettiği, ilk yıllardan itibaren söylemin merkezinde tutuluyor ve bunu kendisini diğer Kürt politik grup ve partilerden farklılaştırmak için sürekli vurguluyor. Bu dergi ve kitaplarda, müzik aracılığı ile (özellikle Koma Berxwedan’ın şarkılarında) mücadele şehitlerinin anma törenlerinde, Newroz kutlamaları gibi birçok kişinin katıldığı toplantı ve mitinglerde geniş halk kitlelerine yansıtarak, Kürtleri mücadelesinin içerisine çekip örgütlemeyi başardı.

Peki 1990’lardan sonraki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? PKK’nin 1990’lı yılların başından günümüze kadar yaşadığı ideolojik ve politik değişim ve dönüşüm, tabii ki tezimde irdelediğim önemli noktalardan bir tanesi. Ben bu değişimin neden ve nasıl olduğunu, ne tür etkilere sebep olduğunu yansıttım.
En önemli etken, Sovyetler Birliği ile birlikte sosyalist sistemin çökmesi. Gerilla savaşında yaşadığı tıkanıklık; özellikle Güney Savaşı’nda aldığı darbeler, PKK’nin askeri olarak zayıflamasına sebep oldu. Abdullah Öcalan’ın yakalanması, PKK’yi yeni bir strateji geliştirme arayışına itti. Tezimde son olarak, 1990’dan HEP ile başlayan yasal Kürt siyasetini ve partilerinin mücadelesini tahlil ediyorum. Özellikle Kürt ulusal taleplerini nasıl dile getirdiklerini, ne tür zorluklarla karşılaştıklarını detaylı olarak inceledim.

Nasıl bir araştırma yöntemi kullandınız, ne tür kaynaklardan yararlandınız?Söylem Teorisi’ni kullanarak Kürt hareketinin söylemlerini analiz ettim. Yani yöntem olarak söylem analizini kullandım, daha çok birincil kaynaklardan yararlandım. 1960’larda Kürt aydınlarının çıkardığı yayınlar, 1970’ler ve 1980’lerde Kürt siyasal grup ve partilerin çıkardığı ideolojik ve politik dergiler. Örneğin; Özgürlük Yolu, Rizgarî, Kawa, Serxwebûn, Berxwedan gibi dergiler... Kürt hareketinin önde gelen lider kadrolarının yazdığı kitap ve broşürler, parti programları, manifestolar, gazete röportajları, Kürt siyasi tutukluların mahkemelere sunduğu siyasi ve ideolojik savunmalar, partilerin yayınladığı kitaplar, broşürler, anılar vs. gibi çok kapsamlı kaynaklardan yararlandım. Bu kaynakların analizini tezimde cevaplamak istediğim hipotezlerim çerçevesinde yaptım. Örneğin; Kürt kimliği ve Kürt ulusal talepleri nasıl ifade edilmiş, Kürt ulusal hareketinin ideolojisi nasıl bir bileşimden meydana geliyor, hangi talepler dönem dönem ön plana çıkıyor? Bir de değişim sürecini açıklarken, uluslararası ve bölgesel faktörlerin etkilerine de baktım.

Araştırmanızı kitap olarak yayınlamayı düşünüyor musunuz? Tezimi kitap olarak yayınlamak için bazı basım evleri ile irtibata geçtim. Şu anda değerlendirmelerini yapıyorlar. Umuyorum bir yıl içinde kitap olarak yayınlayacağım. Aynı zamanda, tezimin bazı bölümlerini iki farklı makale olarak akademik dergilerde yayınlamayı düşünüyorum. Şu anda bunun hazırlığı içerisindeyim.

No comments:

Post a Comment