Sunday, 21 November 2010

Şıwan Perwer; “Kürtler Mem Kürdistan Zin Olmalıdır”




Hasan Uşak
İngiltere’nin başkenti Londra’da faaliyet yürüten Halkevi ile dayanışma konserine katılan Şıwan Perwer ile gündemdeki konular, Kürt toplumsal yapısı, sanat ve edebiyatı üzerine bir söyleşi yaptık. Kürtlerin tarihe inat yaşadıkları belirlemesini yapan Perwer, barışın ancak askerler ile gerillalar arasında olabileceğini söyledi.


Read more

—Halkevi yaranına düzenlenen konserinizde “Kürt halkı tarihe inat her zaman ayakta durmasını bilmiştir” dediniz. Tüm olumsuzluklara rağmen Kürt halkını ayakta tutan nedir?
Tarihe İnat Etmek
Ortadoğu’ya baktığımızda çok sayıda halkın tarih sahnesine çıkıp sonra da kaybolduğunu görürüz. Sümerlerden bu yana uygarlık başlatıldı ve o günden bu yana devam ediyor. Şehirleşme Sümerlerle başlatıldı. Ortadoğu dünya uygarlığının beşiğidir. Tabi bu beşik yalnız biz Kürtler değil, Araplar, Farslar ve diğer halklarında büyük katkılar vardır. Ortadoğu tarihinde Ahamenit ve Amorit’lerin çok büyük rolü vardır. Ahamenit Aryenlerdir, Amarit ise Samilerdir. Arap, Asurî, Babil halkları Sami kökenliyken, Farslar, Kürtler, Gotiler, Nehriler’de Aryendir yani Ahamenit kökenlidirler.
Günümüzde bu haklardan çoğunun kalmadığını bazılarının da çok azalarak azınlık olarak kaldıklarını görüyoruz. Asurîlerden çok az insan kaldı. Asurîler, Babiller çok büyük bir kültürün oluşmasında rol oynadılar. Tabi Asurîler ile Babiller hep çatıştılar ertesinde Medlerle Asuriler çatıştılar. Medya’nın da Kürtlerin ataları olduğunu tarih de söylüyor. Kürtlerle Farslar her zaman iki yakın akraba gibi hem birlikte hareket ettiler hem de zaman zaman çatıştılar. Tarihte Medler diye adlandırdığımız halk Kürtlerin atalarıdır ve günümüzde hala Kürtler vardır. Farslar da vardır.
Birçok halk geldi ve kayboldu. Kürtler ise tarihe inat yaşamaya devam ettiler.
— Nedir Kürtleri tüm zorluklara rağmen ayakta tutanlar?
Alçakgönüllü Halk
Her şeyden önce ülkesini, kültürünü ve toplumsal geleneklerini seven bir halk olmasıdır. Yani büyük bir tehlike ile yüz yüze olduğu zaman direniyor ve kendini ölüme karşı savunarak yaşamını sürdürüyor. Diğer yandan Kürt halkı çok fazla alçak gönüllü ve komşularını kendisinden daha çok seven, kendisinden çok başkalarının çıkarlarını savunan ve kendilerini onlara kurban da edebiliyorlar. Bu nedenle de içerde hep parçalı kaldılar. Kürtler kime dostane, insani ve iyi niyeti ile yardım etmişse ondan zarar görmüştür bazen de ihanet ile karşılaşmıştır.
Kürtler direnişçi, iyi niyetliler ve asla vefasız değillerdir. Eğer kendilerinden çok başkalarını düşünmemiş olsalardı şimdi büyük bir devlet olarak var olacaklardı. Bu özelliklerinden dolayı devlet olamadılar ama direnicilik ve kültürel derinliklerinden dolayı da tarihe inat edip günümüze kadar geldiler. Kendi dışındakilere değer verdiler ama kendi aralarında da çatıştılar. Şimdi bir Kürt evine gitseniz en güzel yiyecekleri size verirler. Çocuklarına vermez bunu misafirleri için saklarlar. Bu Kürtleri anlamak için iyi bir örnektir.
— Kürtlerde çok parçalanmışlık var. Ailedir, kabiledir, aşirettir ve daha sayabileceğimiz nedenlerle bir araya gelemiyorlar. Kürlerin birliği nasıl sağlanabilinir?
Ulusal birlik olmayınca parçalanmışlık oluyor. Bu durumda da her kes kendi varlığını korumak istiyor. Eğer devlet olsaydı ulus olarak var olmak gibi bir sorunla karşı karşıya olacak ve onun için çalışacaktı.
— Tüm parçalanmışlığa rağmen Kürtleri bir arada tutan bir güç mü var?
Köklü Kültür
Amerika ve Kanada’da yerli halklar vardı ve bunlar Avrupa kültürleri ve dilleri karşısında kendilerini koruyamadılar ve yok oldular. Avustralya da Aburguneler var ve kendilerini koruyamadılar şimdi herkes İngilizce konuşur.
Kürtlerin günümüzde ayakta kalmalarının asıl nedenlerinden biri çok eski ve köklü bir kültüre sahip olmalarıdır. Kürtçe çok derin ve güçlü bir dildir. Kürtçenin güçlü bir temeli vardır. Bir örnek vermek gerekirse Türkçede dersiniz ki; rüzgar, yağmur, kar, yıldırım. Yani tüm sözler bir birinden farklıdır ve aynı kökene dayanmaz ama Kürtçe de hava ile ilgili tüm sözler “ba” ile başlar. Mesela ba(rüzgar), baran(yağmur), berf(kar), burusk(yıldırım) şeklidedir ve hepsi aynı kökenden türetiliyor.
Kürtçeden de rahatlıkla anlaşılacağı gibi Kürtlerin asaleti vardır. Asaletli ve derin bir halktır. Bu nedenle de kolay kolay yıkılmaz ve ayakta kalmasını bilir.
— Kürtlerde çok güçlü bir sözlü gelenek var. Sizde bu geleneği önemli oranda temsil ediyorsunuz. Peki, bu sözlü geleneğin Kürt toplumunda nasıl bir etkisi vardır?
Kürt yazılı edebiyatı vardır. Birçok yazar ve şair yazılı eserler bıraktılar. Ahmede Xani, Melleyi Cizire, Ali Hariri, Feqiye Teyra, Melleyi Batê gibi isimler saymak mümkün. Günümüzde de çok sayıda yazar ve şair vardır. Ancak Kürt halkının parçalı yapısı ve sürekli saldırılarla yüz yüze olması arşivlerinin yakılmasına neden olmuştur. Bu nedenledir ki, Kürtler edebiyat ve sanatı korumak için sözlü geleneği güçlü tutmuşlar. 
Kürt halkı bazen öyle ihanetlerle yüz yüze geldi ki, o kadar acı yaşadı ki, aşk türkülerinde bile bir hüsran var, bir acı var, bir hayal var. Kürtler tüm acılarını sözlü edebiyat ile ifadeye kavuşturdular. Dengbejler sayesinde Kürt kültürü dilden dile günümüzde ulaşmasını bildi.
— Sözlü gelenek temsilcileri dönem dönem var oldular ve aralarda da kopukluklar var. Bu süreçte gelenek nasıl kendini yaşatabildi?
15. yüzyılda Melleyi Cizire’nin yaşadığını biliyoruz. Feqiye Teyran yine aynı yüzyılda yaşadı. Daha çok sayıda yazar ve şair vardı. 17. Yüzyılda Ahmedi Xani yaşadı. Her dönemde bölgenin koşullarına göre büyük şairlerimiz de var oldular. Bu da arada bir kopukluk değil bir devamlılık olduğunu bize gösteriyor. Şairler gelenekleri yaşattıkları gibi yeniliklerde eklediler.
Günümüzde de Cigerxwun, Faik Bekes, Haci Kadiri Koyi, Osman Sabri gibi şairler geleneği daha da güçlendirerek bize kadar ulaştırdılar.
Asimilasyon
Kürtler Güney, Doğu Kürdistan’da asimile olmadılar ve Kürtçeyi çok önemsediler. Ancak Kuzey Kürdistan’da durum farklı oldu. Türkler daha çok Avrupalılara yaklaştılar, Türkçenin yeni bir dil olması, Kemalizm’in güçlenmesi Kürtleri etkiledi. Kürtlerin ileri gelenleri ya idam edildi ya da öldürüldü. Türk devleti Kürtlere büyük zülüm yaptı. Bu nedenle birçok Kürdü’de asimile ettiler.
- Günümüzde Kürt sanat ve edebiyatının durumu nedir? Bir çok sanatçı var ve bunlardan bazıları çok yeteneklidir. Sizce çok güçlü sanatçılar çıkacaklar mı?
Kürtler uzun tarihi bir süreç boyunca hep ezilen bir halktır. Bu baskılar halkın kendi kültürünü ve moral değerlerini yaşamasına da müsaade etmemiştir. Tarih boyunca devlet olamadıkları için devlet korumasında dil, kültür ve sanat gelişmemiştir. Ama Kürtler değerlerini ham madde olarak saklamasını da bilmişlerdir. Kim bu maddeyi işlemek isterse çok büyük bir zenginlikle karşılaşıyor. Çok temiz bir kaynaktır. Birçok Türk sanatçısı Kürt değerlerinden yararlanınca kısa sürede ünlü oluyorlar.
Şerefli Direniş
Kürtler son kaç yüz yılda devlet olamadılar ama çok şerefli bir direnişin sahibi oldular. Bu günümüzde de devam ediyor. Bu nedenle biz çok onurlu bir halkız ve gerçekliğimizle de gurur duyarız. Neyimiz varsa onu sevelim çünkü biz onu kanımızla koruduk. İdamlar, sürgünler, işkenceler gördük ve bu değerlerimizi korumasını da bildik. Bu da büyük bir değerdir ve kendi değerlerimize sahip çıkalım. Biz sanatçılar için hazır bir hammadde vardır, büyük bir imkan vardır. Günün koşullarına ve ilerici bir bakışla çalışırsak sanat alanında büyük bir rol oynayabiliriz.
— Bu dediklerinizi yapacak genç sanatçılar var mıdır?
Sanat ve sanatçılarımıza önem vermeliyiz. Onların desteğe ihtiyacı vardır. Onlara moral vermeliyiz ki güç alsınlar ve daha yaratıcı olsunlar. Eğer onlar için imkânları oluşturursak genç sanatçılarımız çok değerli çalışmalar yapacaklardır. Çalışıyorlar da. Ve çok güzel sanatçılarımız da vardır.
— Sizin kendi deneyimleriniz genç sanatçılara aktarma konusunda bir planınız var mı?
Benim en büyük amaçlarımdan biri ülkemiz Kürdistan adının halk için bir aşka dönüşmesidir. Kürtler Mem olmalı Kürdistan Zin olmalıdır. Kendi dili ile türkü söylemek daha onur vericidir. Kendi dillerinde türkü söylemeye utanmamalılardır. Bizim dilimiz çok güzel ve geniştir genç sanatçılar Kürtçe düşünmeli, yazmalı ve söylemelidirler. Ben inanıyorum ki çok yetenekli sanatçılar çıkacaklardır. Ve ben eminim ki çok yakın bir zamanda Kürdistan büyük bir devlet olacaktır. Kürt halkı bunun için gönülden hizmet ediyor. Yaşamın her alanında bir gelişme vardır.
Artık sazını eline alıp konserden konsere dolaşmak yeterli değildir. Organize hareket etmeliyiz. Parti ve hareketlerimiz güçlü olmalı ve toplumsal çalışmaları daha da güçlendirmek lazımdır. Ulusal birlik anlayışı gelişmelidir.
Ulusal Birlik
Eğer YNK, KDP, PKK ve diğer hareketler bir araya gelse ulusal bir komite oluştursalar hep birlikte gideceğiz ve diyeceğiz ki “Biz Kürtler istiyoruz” şu parti ya da diğer parti değil. Eğer ulusal bir bütünlük içinde hareket edersek taleplerimize hayır diyemezler.
Biz sanatçılar da artık örgütlü olmalıyız. Bazı kurumlarımız olmalıdır ve bir araya gelmeli, görüş alış verişinde bulunmalıyız. Siyasal hareketlerde bu tür çalışmaları desteklemelidirler.
Kürdistan ve Almanya da alt yapı çalışması yaptık. Müzik dersleri de veriyoruz. Elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.
— Şıwan Perwer’in yetiştirdiği sanatçıları dinleme imkânımız olacak mı?
Birçok sanatçı tesirimde kaldığını söylüyor. Bire bir öğrencilerim de olacak. Ben hala türkü söylüyorum ve çok geziyorum.  Yaşlandığım zamanlarda öğrencileri yanıma alıp onlarla çalışacağım.
— Biraz da siyaset konuşalım. Türkiye’de Kürt açılımı adı altında epey tartışmalar var ama bunlar asıl muhatapların dışında yapılıyor. Kürtçe serbest ama hala Kürt sanatçılar sorgulanıyor. Kürt meselesini Kütlersiz hal etmeye çalışıyorlar. Siz konuya yakın bir kişi olarak ne diyeceksiniz?
 Hangi Kürt hareketi olursa olsun Türk devletine karşı mücadele ederse terörist diyecekler. Biz Kürtler bu hareketlerin ulusal olduklarını, hizmet ettiklerini, halk için çalıştıklarını biliriz. Bizden bazıları savaşmalıdır. Başka çaremiz yok. Eğer karşımızdakiler barış isterlerse biz ona hazırız. Sayın Öcalan yıllardan beridir barış talebinde bulunuyor. Kürtler her zaman barış çağrısında bulundular ama Türkiye yetkilileri buna yanaşmadılar.
Gerilla ve Asker
Savaşanlar gerilla ile askerlerdir. Eğer barış lazımda her şeyden önce bu iki güç arasında yapılmalıdır. Zaten Kürt halkı ile Türk halkı arasında bir savaş yok. Eğer barış parlamento da yapılacaksa DTP ile olmalıdır. Eğer hükümet biz açılım yapacağız ve kimseyi karıştırmayız diyorsa durum farklı olur ve Kürtler bunu kabul etmezler.
— Sizi Türkiye’ye davet ettiler. Gitseydiniz neler olurdu?
Benimle sorun hal olmaz. Benimle barış yapmak istiyorlar. Benim kimse ile barışmak gibi bir sorunum yok. Ben zaten barışık durumdayım. Ortada bir halk var. Kiminle savaşıyorsan onunla barış yapın. Bu Şıwan Perwer’in Türkiye’ye gitme sorunu değil, bir özgürlük sorunudur, halkın sorunudur.
Sayın Öcalan uzun yıllardır tecrit koşullarında yaşıyor. Bu durumu halk kabul etmez. Onun her sözü Kürt halkı için değerlidir. Artık bu terörist söylemlerinden de vazgeçilmelidir. Barışı isteyenler terörist olamazlar.
— Sizin gelmenizi istediler gidebilseydiniz ne yapardınız?
Benden arabuluculuk isterlerse giderim onlar ile DTP arasında ilişki geliştiririm. Sorunu ciddi ele almak lazım. DTP’dekiler benim arkadaşlarımdır. Bir grup Kürt milletvekili AKP içinde var. Onlarla da konuşurum. Ve sorunu masaya yatırırım. Bu terör söylemlerinin artık bir kenara bırakılmasını isterim. Sorun bir halkın özgürlük sorunudur. Terörist gruplar küçük gruplardır. Binlerce insan terörist olamaz.
  — Herkesin kafadında bir Şıwan Perwer var. Şıwan Perwer kendisini nereye koyuyor?
Ben kendimi kimsenin yerine koymuyorum. Herkesin ayrı yeri vardır. Ben halkımın Şıwan Perweriyim. Dostluğun, barışın, özgürlüğün Şıwan Perweriyim. İsyancı Şıwan Perwerim. Her şeyden önce halka sahip çıkmak lazımdır. Özgürlük herkes için istenmelidir. Ama biz bir millet olarak özgür değiliz ve önce kendi özgürlüğümüzü almalıyız. İşte ben bu isyanın sesiyim.
— Bir mesajınız var mı?
Halkevi çalışmalarını kutluyorum. Kendilerin amaç edindiklerine ulaşacakları konusunda umutluyum. Yeni binasında kendisini daha da örgütleyecektir ve daha geniş alanda hizmet sunacaktır. Ve bundan daha iyi adımlar atılacaktır ve bizler artık senfoni orkestraları ile çalışmalıyız ve hep birlikte daha iyisini yapacağız. 


No comments:

Post a Comment