Sunday, 29 August 2010

BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız; “AKP Türkiye’de ve Orta Doğu’da Kahramanlaştırılmak İsteniyor”



Hasan Uşak
Çeşitli temaslarda bulunmak için geldiği Londra’da BDP (Barış ve Demoktasi Partisi) Batman Milletvekili Bengi Yıldız ile DTP’nin kapatılmasının nedenleri ve yeni kurdukları BDP’nin hedeflerini konuştuk. Bengi Yıldız, “Türkiye’yi dizayn etmeye geldik” diyerek yeni partilerinin hedeflerini özetledi. 
- DTP’nin kapatılaması hep gündemdeydi ama aniden ve çok hızlı işlemlerle kapatıldı. Hızla patinizin kapatılmasının arkasındaki nedenler nelerdi?
Biz baştan itibaren Kürt halkının özlemleri ve istemleri doğrultusunda siyaset yapmayı hedefleyerek Parlementoya gittik ve elden geldiği kadar çaba sarfettik ve dik duruşu sergilemeye çalıştık. Biz böyle çalışmayı hedefledik ama Türkiye’yi yönetenlerin hedefi bizimkinin tersiydi. Onlar mümkünse Kürtleri bir biri ile çatıştırmak, Kürtlerin kurumları arasında ikilik yaratmak hatta mümkünse DTP içinde ayrılık yaratarak irademizi eritmek ve bu iradeyi küçülterek,  Kürdistan’da Kürtlerin iradesini DTP, PKK, Özgürlük Hareketi değil de AKP’nin temsil ettiği noktasına vardırmayı hedeflediler.  Zaten AKP’nin devlet içindeki konumlanması da bu yönlüdür. AKP’nin sisteme söylediği şuydu; “90 yıldır öldürmekle, asimilasyonla bu işi hal edemediniz, ben İslam’ı da kullanarak, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, Avrupa Birliği gibi değerleri de kullanarak Kürtleri kazanabilirim ve onları hareketinden ayrı düşürebilirim.
- Bu yönelim bir AKP politikası mıydı?
Bir ABD politikasıydı aslında. AKP’ye sadece Türkiye ile sınırlı bir misyon yüklenmemiştir. Ortadoğu’da da ılımlı İslam’ın yayılması noktasında AKP’ye yüklenen bir misyon vardır. Dikkat ederseniz son zamanlarda söylem düzeyinde ABD ile çelişen, ordu ile çatışan, PKK ile çatışan, bürükrasi ile çatışan bir görüntü veriyor.
- AKP bu gücü nerden alıyor?  Amerika, İsrail, ordu, CHP ve Kürtlerle savaşacak kadar güçlü bir parti midir?   
AKP Anayasada bir maddeyi bile değiştirmeye muktedir değildir. Baş örtülü kızların üniversitelere girmesini bile sağlıyamıyor. Bir siyasi parti ordu, devlet, ABD ve İsrail ile çatışır görüntüsü veriyor. Bu ona verilen bir misyonun gereğidir. AKP, Türkiye’de ve Orta Doğu’da kahramanlaştırılmak isteniyor.
- Kim bu misyonu veriyor?
Bu misyonu bizzat savaşır gibi gözüktüğü İsrail ve ABD veriyor ve bu senoryoları da onlar çiziyorlar. Dikkat edeseniz son zamanlarda Erdoğan’ın İsrail’e kafa tutmasından dolayı Orta Doğu’da İslam aleminin kahramanı haline geldi. Peki bu kafa tutma ‘One minute’ nin ötesine geçmişmidir, İsrail ile ilişkilerde hiç bir stratejik değiklik olmuşmudur?  Tek bir tane silah antlaşması bozulmuşmudur? İsrail ile ekonomik ilişkilerde bir değişiklik var mıdır? Bunların hiç birisi yok. Türkiye’de AKP biraz güç kaybediyordu ve bu efelenmelerle, DTP’yi kapatarak, PKK ile savaşıyor görüntüsü vererek muhafazakar ve milliyetçi kesimlerin de oylarını alma çabası içindedir.
Böyle bir süreçde DTP, AKP’nin oyunlarını boşa çıkardı. 2009 seçimlerinde DTP şahsında Kürt iradesinin kırılacağını düşünüyorken DTP belediye sayısını iki katına çıkardı ve DTP’nin kapatılması olağan görüldü ve koşulları hazırlandırıldı. Dikkat edilirse AKP’nin kapatılması sürecinde Siyasi Partiler Yasası ve Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilmesi tartışılıyordu ama AKP’nin kapatılması davası bitince tartışmalarda son buldu ve DTP’nin kapatılması sürecinde bunların hiç biri tartışılmadı. Cemil Çiçek ve diğer AKP kurmayları DTP’nin kapatılması gerektiğini kapatılma işlemlerinden önce söylediler. Aslında Anayasa Mahkemesi’ne mesajlarını verdiler. Anayasa Mahkemesi’nde AKP’ye yakın üyelerin hepsi ve diğer üyeler DTP’nin kapatılması konusunda  fikir birliğine vardılar ve böyle bir karara ulaştılar. Yargı yönlendirildi. Zaten Kürtler sözkonusu olunca rahatlıkla kurumlar arasında ittifak kurulabiliniyor. Ve en güvercin olarak gösterdikleri şahısları yasakladılar.
- Neden Ahmet Türk için yasak getirildi?
Bu durum bir çok kişi tarafından anlaşılmayabilinir ama biz bunun çok stratejik bir karar olduğunu biliyoruz. Ahmet Türk ortalama Kürde hitap ediyor. Yani Parti’ye yaklaşmak isteyen ortalama Kürde, bu partinin demokratik siyaset yapacağını, bu alanın mayınlı bir alan değil de normal bir siyaset alanına dönüştüğünü gösteren simge isimlerden birisiydi. Devlet onu yasaklamakla ortalama Kurde “Bakın burası mayınlı bir alandır, bildiğiniz gibi risksiz değildir ve sakın bu Partiye yaklaşmayın”  mesajını verdi.
- Şahinler olarak tanımlananlara neden yasak getirmediler?
Aslında şahinler ve güvercinler yapay bir tartışmaydı. Belki konuşma tarzında farklılıklar olabilir ama PKK’den tutun Kürt Sorununun çözümüne kadar Ahmet Türk ile Emine Ayna arasında hiç bir fark yoktur. Belki izahat tarzında bir farklılık olabilir ama bir ilkesel ve stratejik ayrılık hiç bir zaman partimizde olmadı. Kürt halkı özgürleşinceye kadar siyasetçilerin böyle bir lüksü de yoktur.
- Çok sayıda milletvekiline yasak getirip yeni bir grup kurmanızı engelleyebilirlerdi bunu neden yapmadılar?
Bu bir terbiye etme yöntemidir. 20 kişi gibi kritik bir sayıda tutuyor ve “Eğer yoldan saparsan her an siyasal hayatına son veririm” mesajı verildi. Kendilerince Kürtleri tehdit altında tutmaya çalışıyorlar. Kürtler buna boyun eğmezler ama bu yeni bir dizayndır. Yeni partiyi riskli bir noktada tutmak istiyorlar ve kendilerinin dikkate alınmasını istiyorlar.
- Sürekli tehdit altında olmaktansa neden meclisten çekilme yoluna gitmediniz?
Bu halk bizi seçti ve biz onların iradesini temsil ediyoruz. Kendi içimizdeki tartışmalarda Meclisten çekilmek gibi bir kararımız oldu ama bu kararın uygulanması için bizi seçenlere sormak gibi bir durumumuz vardı. “Meclisten çekiliyoruz” dediğimiz günden sonra Türkiye’deki aydınlar, sivil toplum örgütlerinden tutun da Kürtlere kadar herkes bizim parlementodaki varlığımızın önemli olduğunu söylediler. Kürtlerin bütün kurumları söyledi, sayın Öcalan söyledi, herkes söyleyince bizde kararımızı gözden geçirerek değiştirdik.
- BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) DTP’nin bir devamı mıdır yoksa bazı farklılıkları var mıdır?
BDP şu ana kadar kapatılan tüm Kürt kurumlarının devamıdır, mirasçısıdır. Biz bu mirası korumakta kararlıyız. Biz kendimizi Türkiye Anayasası’nın anlayışına göre dizayn etmeyiz. Mevcut kanunlar Türk ve Kürt halk gerçekliğine aykırı yapılanmalardır. Biz kendimizi bu kanunlara uydurmayacağız o kanunlar kendilerini bizim halk gerçekliğimizi,bizim dilimizi, kültürümüzi, tarihimizi tanıyan bir düzeye gelinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kimse bizim 12 Eylül ürünü olan Anayasaya ve Anayasa Mahkemesi’ne uymamızı beklemesin. Biz kendimizi değil Türkiye’yi dizayn etmeye geldik.
- DTP hangi konularda yetersiz kaldı?
Kürtlerin haklı davasını toplumun diğer kesimlerine anlatamıyorsa bir hatalı duruş vardır demektir. Araçların ve söylemlerin değiştirilmesine ihtiyaç var, diplomatik alanda daha nitelikli bir çalışmanın yapılması gerekiyor. Haklıyız davamızı anlatamıyoruz gibi bir gerekçemiz olamaz. Yönetici konumda olan biziz ve bu konuda kimseyi eleştiremeyiz ve bu DTP sürecinde yaşanan yetersizliklerin özeleştirisini veriyoruz.
- Önümüzdeki genel seçimlerde yerel seçimlerde gösterdiğiniz başarıyı gösterip miletvekili sayısını iki katına çıkarabilecekmisiniz?
Şu anda 20 milletvekilimiz var seçimlere bağımsız da girsek en az 35 milletvekili çıkaracağız. Seçim barajı sorununu aşarsak parlementoya 70 ile 80 milletvekili gireceğimiz görüşünü tüm kamu otoritelerince paylaşılıyor.  
    



No comments:

Post a Comment